14 yaşındaki Gökay Baran Berker, Gümüşhane’de yaşarken, atık malzemeleri ve geri dönüşüm ürünlerini minyatür sanat eserlerine dönüştürüyor. Bu yetenekli genç, 8 yaşından beri evdeki kullanılmayan malzemeleri kullanarak eşsiz ve göz alıcı minyatür eşyalar yaratıyor. Yumurta kutularından tabaklar, pil demirlerinden inşaat aletleri ve kartonlardan arabalar üreterek, hayal gücünü gerçeğe dönüştürüyor. Yaratmış olduğu eserler, evinin balkonuna sığmayacak kadar fazla olunca, köyünde kendine ait 10 metrekarelik bir hobi evi inşa etti.
Gökay, minyatür dünyasına olan merakını geri dönüşüm bilinciyle birleştirerek dikkat çekici tasarımlar ortaya çıkarıyor. Küçük yaşlarda minyatür eşyalara olan ilgisiyle başladığı bu yolculukta, evde ve okulda bulduğu atık malzemeleri kullanarak, adeta bir mini dünya inşa etti. İlk olarak dört kapaklı bir dolap oluşturarak bu sanat dalına adım atan Gökay, zamanla koltuk, buzdolabı ve çamaşır makinesi gibi beyaz eşyaların maketlerini mukavva ve karton malzemeleriyle tasarladı.
Berker, minyatür tasarımlarının yapım süresinin üründen ürüne değiştiğini belirtti. Detayları fazla olan mukavva arabaların kuruma süresinin bir haftaya kadar uzayabildiğini, daha basit objeleri ise birkaç saat içinde tamamlayabileceğini ifade etti. Gökay, minyatür sanatıyla ilgili olarak, “Minyatür, gerçek eşyaların küçük versiyonları demektir. Dışarıda gördüğüm büyük eşyaları oynayamayacak kadar büyük buluyordum, bu yüzden onları küçültüp oynamayı tercih ettim. Atık malzemeleri geri dönüştürerek oluşturduğum yeni ürünler insanlara hitap ediyor, ben de bu süreçten keyif alıyorum” dedi.
Eserlerinin evlerinin balkonuna sığmaması sonucu ailesinden bazı tepkiler alan Gökay, kendine ait bir alan inşa etme kararı aldı. Bu konudaki duygularını şu şekilde dile getirdi: “Ailem kalabalık olduğu için tepkileri olmuştu. Bu nedenle köyde bir hobi evi yapmaya karar verdim, sonunda başardım. Şimdi tüm eşyalarımı orada saklayabiliyorum ve daha büyük projeler üzerinde çalışabiliyorum.”
Gökay, Türkiye’yi etkileyen Şubat depremlerinden sonra depremzedeler için bir konteyner ev modeli tasarladı. Bu modelde, buzdolabı, tuvalet ve yatak bölümleri bulunan 1+0 bir yaşam alanı oluşturdu. Berker, “Deprem zamanında bu konteyneri tasarlamıştım. İçinde buzdolabı ve çeşitli alanlar var. Eğer gerçek olsaydı, belki depremzedelere yardımcı olabilirdik. Annem eskiden yumurta kutularını çöpe atardı, ben de bunları değerlendirerek altı set tabak yaptım” şeklinde konuştu.
Gökay’ın yeteneğini gururla takip eden annesi Gülcan Berker, Gökay’ın boş zamanlarını tamamen bu sanata adadığını vurguladı. Okula giderken verilen harçlıklarla yapıştırıcı ve küçük el aletleri satın aldığını ifade eden Gülcan Berker, “Gökay 8 yaşından beri bu tür şeyler yapıyor. Nasıl bu kadar ilerlediğini bilmiyorum. Okula gittiğinde harçlık veriyoruz, o da gidip malzemeler alıyor. Balkonum tamamen onun eserleriyle dolmuş durumda” diyerek oğlunun yeteneğine olan hayranlığını dile getirdi.
